Duygusal Bir Kompost Deneyi

 

“Topraktan gelen, toprağa döner.”
Anonim

IMG_6572

Sene 2009. Penny Livingston Istanbul’a permakültür kursu vermeye gelmiş. Anlatılanların hepsine vakıf olamasam da, elden ele dolaştırıp bize koklattıkları, yağmur sonrası toprak gibi kokan şu kompost denen şey ivedilikle evde yapılmazsa Dünyayı Kurtaran Adam bile bizi kurtaramaz; o kadarına ikna oluyorum. Bilimsel merakım beni ele geçiriyor; kolları sıvıyorum ve hızla kompost kovası hazırlıklarına başlıyorum.

Bu deney için bize iki adet kova, yeterli miktarda organik mutfak çöpü, gazete kağıdı, tercihen Kaliforniyalı, imkanlar müsaade etmiyorsa yerli solucan, biraz da su gerekiyor. Aynı cümle içinde nasıl yanyana geldiklerine akıl erdiremediğim bu alakasız şeyler arasındaki simya her ne hikmetse toprağın yaşayan en üst katmanını oluşturuyormuş. Bakalım görücez!

Kovaları edindim, organik çöp, gazeteymiş, kesekağıdı kağıdıymış zaten kolay! Suyu da çok şükür şimdilik bulabiliyoruz! Geriye kalıyor solucan meselesi.Yüce Google hazretlerine danışıyorum; Çöp öğütme hususunda Kaliforniya solucanlarının yanına kimse yaklaşamazmış. Ismi “Eisenia Foetida”mıymış neymiş. Sorsalar telaffuz edemezsin!

Düşündüm taşındım içime sinmedi ithal canlı solucan meselesi. Hayır, ne ihtiyacımız var Kaliforniyalı solucanlara canım! Ne o öyle, kaçak işçi çalıştırır gibi! Yurdumun solucanları kime yetmiyor. Varsın ecnebi solucan daha çalışkan olsun! Biz de yavaş yavaş dönüşürüz toprağa n’apalım! Çocukluğumun “yerli malı haftası” bugünler içinmiş meğerse!

Sonra dedim ki en iyisi ben gidip bahçeden solucan topliim, kovanın içine atiim. Bakalım ne olacak! İndim bahçeye, kazdım toprağı,solucanlar kımıl kımıl kıvranıyor. Duygusallaştım. Kıyamadım solucancıklara, ekosistemlerinde güzel güzel yaşıyorlar işte! Bakalım istiyorlar mı apartman dairesine taşınmayı. Hayır, daire kaloriferli, konforlu, kışı rahat geçirirler ama gönülleri yokmuş gibi geldi. Her solucan kendi yurdunda güzeldir dedim, gözlerimi sildim, tekrar kapattım toprağı.

Neyse en iyisi eldeki imkanlarla yetinelim, çöplerle gazete kağıdını karıştıralım, bi de güzel sulayalım bakalım ne olacak dedik. Ne de olsa önemli olan gözlemlemek, öğrenmek değil mi ya! Kompostumuzu hazırladık. Sonucu merakla beklemeye başladık.

O dönem kısa bir tatile çıktık. Tatilden döndüğümüzde ilk iş, merakla kompost kovasına koştum, kapağını açtım. Gözlerim bu sefer mutlulukla yaşardı. Nihayet geç de olsa ben de bilim tarihine kendi özgün katkımı yapmıştım. Mumbai balık pazarını kıskandıracak, Rocky’den daha sert burna çakan bir koku elde etmiştim. Prototip koku bombası! Suyu çok kaçırmışız, organik çöp suyun içinde çürümüş. Görüntü içler acısı. Neyse diyorum, kim zaten aradığını bulmuş ki, şu hayatta!

En sonunda pes ettik, Bu böyle olmayacaktı. Bu kompost işlerinde duygusallığa yer yoktu. Topraktan gelen toprağa dönmeliydi. Kovamızı bahçeye gömecektik. Önce apartman yönetiminden izin alalım dedik. Ama ne mümkün! Site sakinlerinin yaş ortalaması 79. O da sayemizde. Taşın altına elini koyan, peşpeşe çocuk yapmak suretiyle istatistikleri aşağı çeken biziz. Ama değerimizi bilen kim! Kimilerinin havada uçan kuşa garezi var, hayır böylesine bir metropole kuş kakası yakışıyor mu canım! Evde çöp biriktirmek de neymiş! Hele hele o çöpleri bahçeye gömmek! Mikrop kaparız mazallah! Rica ederim, lütfen!

Akşam bizim bey eve gelince express bir toplantı yaptık. Aynı hızla karar alındı: Bedeli ne olursa olsun, bu site ortamında bile, ölmek vardı dönmek yoktu; kompost kovamızı toprakla buluşturacaktık, işte o kadar!

Ayın gökyüzünde belirmediği bir gece, herkes uyuduktan sonra, geceden bile daha karanlık kıyafetlerimizi giydik. Kovamızı yüklendik. Sessizliği bozmadan, Yaradan’a, bir de Doktor Bey’in saygınlığına sığınıp bahçeye indik. Daha önceden çocuk gezdirme bahanesiyle çıktığımız keşiflerle belirlenmiş gözden ırak bir noktaya kovamızı gömdüğümüzde gözlerimizde beliren zafer parıltısı, bir an için bile olsa geceyi aydınlattı. Yakalansak nasıl açıklayacaktık merak ediyorum doğrusu!

Ertesi sabah delege olarak seçtiğimiz apartman görevlisine açıklamamızı yaptık, çocuğun ödeviymiş efendim. Veliyle beraber yapılması gerekiyormuşmuş, falanmış, filanmış! Tabi yemedi, o ayrı:))

Iki ay sonra mis gibi kompost hazırdı. Yağmur sonrası toprak gibi kokuyordu. İlk sınavımızdan alnımızın akıyla çıkmıştık. Dünyayı Kurtaran Adam -eğer kabul ederse- yeni görevlerine doğru yola çıkabilirdi. Daha ilk macerada anlamıştık; bu permakültür şeysi şişede durduğu gibi durmuyormuş. Entrika, dedektiflik, sivil itaatsizlik, gerilla kompostçuluğu ne arasan var!

6 thoughts on “Duygusal Bir Kompost Deneyi”

  1. Alev çağlar
     · 

    Harika bir yazı, baştan sona gülümseyerek okudum, azmin elinden hiç bir şey kaçmaz!:) Bu güzel kompostla balkonunuzda çocuklarınıza kimbilir neler yetiştireceksiniz!? Şimdiden afiyet ve şifa olsun, sevgiyle, alev

    • nalanozdemir
       · 

      Teşekkürler! sevgiler:))

  2. Mustaa
     · 

    :))) süper komik!!!

  3. yunusözlem
     · 

    🙂

  4. Ece
     · 

    Muhtesem kompost ne tatli Nalan anlatinca

  5. Ayca Greg
     · 

    🙂 <3

Dijital Baskı ve baskı etiketi teknolojileri geliştikçe firmaların büyük ebatlı etiket ihtiyaçlarına da dijital çözümler sunulmaya başlamıştır. Böylece, birbirinden canlı renklerin ve kusursuz çizgilerin hakimiyetindeki büyük ebatlı dijital baskı etkileri; kurumsal firmaların reklam kampanyalarındaki en iddialı unsurlarına dönüşmüştür.
En güzel cami halısı cami halıları burda. dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
En güzel cami halısı cami halıları burda. dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
En güzel cami halısı cami halıları burda. dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
En güzel cami halısı cami halıları burda. dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Termal Etiket Eco Termal etiket, yüzeyinde hami bir katman bulunmayan miktar çeşididir. Kumbara üzerine termal lamine edilmesi sonucunda oluşmaktadır. Kullanılan barkod yazıcının baş bölgesindeki ısı beraberlik birlikte termal sıvılaşma özelliği gösterir dahi bu şekilde Eco termal etiketin üzerine baskı alınır. Bu termal etiketlere yumruk termal olarak (ısıyla) yapılır ve yerde yüzden ribon kullanılmaz. Ribon kullanımı olmadığı için tahakküm maliyeti sıfıra yakındır.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.